Güneş’in Kozu Olacak
17 Mart, 2010 saat 14:02 yayınlandı
Şenol Güneş, Gaziantep’te kadroya almadığı Arjantinli yıldızı Galatasaray maçı öncesinde motive etmeye çalışıyor. Bu haberin devamını okuyun →
17 Mart, 2010 saat 14:02 yayınlandı
Şenol Güneş, Gaziantep’te kadroya almadığı Arjantinli yıldızı Galatasaray maçı öncesinde motive etmeye çalışıyor. Bu haberin devamını okuyun →
1 Temmuz, 2009 saat 1:21 yayınlandı
Trabzonspor’un Arjantinli yıldızı Colman Trabzonspor’un kamp yaptığı Isparta Davraz kampına katıldı. Bu haberin devamını okuyun →
11 Ağustos, 2008 saat 19:37 yayınlandı
Trabzonspor’da Arjantinli futbolcu Gustavo Colman, tecrübeli futbolcu Serkan Balcı ve genç futbolcu Barış Memiş, takımın kamp yaptığı otelde ortak bir basın toplantısı düzenledi.
İlk olarak konuşan Arjantinli futbolcu Gustavo Colman, sakatlıktan kurtulduğunu belirterek, “Şu anda kendimi lige hazır hissediyorum. İyileşme sürecinden sonra kendimi toparlamaya çalışıyorum. Herhangi bir sorunum yok. Yüzde yüze yavaş yavaş yaklaşıyorum. Lig başladığında oynamama engel olacak her hangi bir durum yok. Ben Trabzonspor’a şampiyonluk yaşamaya geldim. Burada iyi futbol oynayıp kendimi tanınabilir kılmak istiyorum. Lige de tam anlamıyla hazırım. Ayrıca takımdaki arkadaşlık ortamı çok iyi. Burada uyum sürecini çok kısa sürede aştık” diye konuştu.
“MİLLİ TAKIMI ÇOK İSTİYORUM”
Colman, Arjantin Milli takımında oynamak için sabırlı olması gerektiğini de ifade ederek, “Milli takım için biraz sakin düşünmem lazım. Aslında sakinlikten ziyade biraz sabırlı olmam lazım. Eğer Trabzonspor’da işler yolunda giderse, onlarda beni takip ederek milli takıma çağıracaklardır. Ben ilk hazırlık maçlarında oynayamadım. Ama son iki maçta oynadım. Yarında bir maç var. Ondada oynadıktan sonra diğer takım arkadaşlarımdan hiçbir dezavantajım olacağını düşünmüyorum” dedi.
Trabzonspor’un genç futbolcusu Barış Memiş ise, kampta çok genç futbolcuların olduğu kadar, tecrübeli futbolcularında olduğunu ifade ederek, “Ağabeylerimiz bize çok yardımcı oldular. Ne yapacağımızı bize öğrettiler. Yeni gelen arkadaşlarımıza da kucak açtık. Ve çok iyi bir arkadaşlık ortamı oluştu. Yani güzel bir kamp dönemi geçirdik. Yeni arkadaşlarımızla iyi kaynaştığımıza inanıyorum. Son hazırlık maçımızı yarın yapıp Trabzon’a döneceğiz. İnşallah son hazırlık maçımızla kampa güzel bir nokta koyacağız” şeklinde konuştu.
“61 NUMARALI FORMAYI BAŞARIYLA TAŞIYACAĞIM”
Barış, 61 numaralı formayı başarıyla taşıyacağını da belirterek, “Ben Trabzon’da büyüdüm. Gökdeniz ağabeyim takımdan ayrıldıktan sonra o formayı çok istemiştim. Şimdi benim oldu. Gökdeniz ağabeyimi yakından takip ettim, onun yaptığı işleri inceledim. İnşalllah taraftarın da desteği ile 61 numarayı en iyi şekilde taşımak istiyorum. Burada çok yoğun çalıştım. Ama gezecek yer olmadığı için biraz kapalı kaldık. Belki üzerimizde onun verdiği bir bıkkınlık vardı. Ama hocamın dediklerini en iyi şekilde yapmaya çalıştım” diye konuştu.
Trabzonspor’un tecrübeli futbolcularından Serkan Balcı, bu sezonun kendisi için çok farklı olacağını ifade ederek, “Bu sene çok hazırım. Çünkü bu sene hem benim için, hem de takım için çok önemli. Benim bazı hedeflerim var, Trabzonspor’un da hedefleri var. Ben hedefsiz bir futbolcu değilim. Başarılı olacağıma inanıyorum” dedi.
Serkan, teknik direktör Ersun Yanal’ın takımdaki eksikleri gördüğünü de ifade ederek, “Eksiklerimizi hoca görür ve söyler. Biz eksiklerimizi kapatmaya çalışıyoruz. İyi şeyler yapmaya çalışıyoruz. İnşallah eksiklerimizi kısa zamanda tamamlarız. Şu an üzerimizde bir baskı yok. Çünkü çalışmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Kamp dönemi uzun sürdü ve iyi geçti. Ama Trabzon’a dönünce üzerimizde bir baskı olması lazım. Bu baskıyı iyi şekilde kullanıp, lige galibiyetlerle başlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“ÇOK YOĞUN BİR İDMAN PROGRAMI GEÇİRDİK”
Serkan, çok aşırı bir idman temposunda çalıştıklarını da vurgulayarak, “Ama kamp dönemlerinde aşırı idman olması normal. Bunun dışında maçlarda birbirimizi tanımaya çalıştık. Bazen iyi sonuçlar aldık, bazen de kötü sonuçlar aldık. Ama geçen senede Galatasaray yeni bir takım kurmuştu ve sezon öncesi hazırlık maçlarında kötü sonuçlar almışlardı. Ama sezon sonunda ise şampiyon oldular. Bizde lige çok farklı gireceğiz” diye konuştu.
Kaynak: DHA
9 Ağustos, 2008 saat 14:33 yayınlandı
Trabzonspor’un yeni transferi Gustavo Colman İspanyolca dışında farklı bir dil bilmemesinin önemli olmadığını belirterek saha içinde futbolun dilinin tek olduğunu vurguladı. Colman Trabzonspor’un ilk Arjantinli oyuncusu olarak önemli işler başarıp yıllar sonra bile hatırlanmak istediğini söyledi. Trabzonspor Dergisi’nde Nuri Bekar’a ilginç yaşam öyküsünü de anlatan Colman’dan çarpıcı açıklamalar…
Bize biraz kendin hakkında bilgi verir misin?
1985 yılında Pilar’da doğdum. Futbola mahalle aralarında maç yaparak başladım. 13 yaşımdayken mahallenin büyüklerinden biri beni beğenerek birinci ligde mücadele eden Platense Kulübü’ne götürdü. Bu kulübün altyapısında 3 yıl forma giydikten sonra Chacarita Juniors takımına transfer oldum. Bu kulüp benim transfer olduğum yıl ikinci ligden birinci lige yükseldi. Burada 4 yıl kaldım. Birinci ligde toplam 16 maç oynadım. Takımın ikinci lige düşmesinden sonra Belçika’ya transfer oldum.
13 yaşında futbola başladığını söyledin. Bu yaş futbola başlamak için geç değil mi?
Arjantin koşullarına göre iyi bir yaşta futbola başladım. Eskiden ülkede oyuncular 21 yaşlarında futbola başlıyorlardı. Şimdi ise bu rakam 17 -18′e düştü.
Avrupa’da da futbol oynamış bir futbolcu olarak altyapı eksikliğini hissediyormusun? Ayrıca altyapı eksikliğine rağmen Arjantin’den bu kadar yetenekli oyuncuların çıkmasını neye bağlıyorsun?
Chacarita Juniors’da oynadığım dönemde hem çok deneyimli hem de önemli oyuncularla birlikte forma giydim. Onların bana öğrettikleri sayesinde temel futbol eğitimimi aldım. Bir dönem Boca Juniors’ta forma giyen Navaro Montoşa ve Beşiktaşlı Matias Delgado’nun bana büyük katkıları oldu. İkinci soruya gelirsek Arjantin’den çok yetenekli oyuncular çıkıyor. Ayrıca futbolcular ya takım arkadaşlarından ya da takip yeteneği sayesinde kendilerini gösteriyorlar. Ama günümüzde artık altyapıya daha çok önem verilmeye başlandı.
Belçika’nın Germinal Beerschot takımına transfer olarak ilk Avrupa deneyimini elde ettin? Bu dönemde ne tür zorluklar yaşadın?
Pek sorunum yoktu. En büyük problemi dil konusunda yaşadım. Ama oradaki en büyük avantajım benimle birlikte ülkemden 4 oyuncunun daha transfer edilmesiydi. Onun haricinde Kolombiyalı Cruz da bizimle birlikteydi. Kendisi 3 dil biliyordu ve bize çok yardımı oldu. Hatta bu oyuncunun da Trabzonspor’a transferi gündeme geldi ama olmadı. Belçika’da geçirdiğim 2 seneye bakarsak her şey güzeldi diyebilirim. Halimden memnundum. Zaten oradaki performansım iyi olmasa burada olmazdım.
Trabzonspor’a transferin nasıl gerçekleşti?
Belçika Kupası’nda Anderlecht’e karşı bir maç oynadık. 1-1 biten karşılaşmada takımımım golünü ben attım. Çok da iyi oynadığımı düşünüyorum. Bu müsabakayı Trabzonsporlu yöneticiler de izlemiş. Sonradan öğrendiğim bu yöneticilerin tribünde olmasının sebebi takım arkadaşım Cruz’muş. O maç sonrası ikimizi birlikte transfer etmek istediler. Cruz’un transferi gerçekleşmedi. Aslına bakarsanız ben de önce eşim nedeniyle teklife olumsuz cevap verdim. Ama kendisini ikna etmeyi başardım. Arjantin’de bir laf vardır “üçüncüde ikna edersin” diye. Şimdi buradayım.
Buraya gelmeden önce Trabzon ve Türk futbolu hakkında bilgin varmıydı?
Türkiye Ligi’ni televizyondan takip ediyordum. Zaten daha önceki dönemlerde Belçika’da Galatasaray’a karşı bir hazırlık maçında forma giymiştim. 1-0 kazanmıştık. Song o dönem Galatasaray’daydı. Türkiye’de Belçika’ya oranla daha hızlı, daha baskılı, daha ritimli ve güce dayalı bir futbol oynanıyor. İki lig arasında çok büyük fark var.
Bu kadar farklılığın olduğu lige kolayca adapte olabileceğini düşünüyormusun?
Sonuçta Trabzonspor’a transfer oldum. Adapte olmaya mecburum. Gelmeden önce düşündüm, süper lige kendimi adapte ettim.
Trabzon’la ilgili ilk izlenimlerin nasıl?
Benim için inanılmazdı. İnsanların beni havaalanında karşılaşması çok güzeldi. Böyle bir manzara karşısında şaşırdım. Özellikle başkanın bana yönelik tutumu mutluluk vericiydi. Arjantin’de başkan size bir defa merhaba der sonra yüzünü bile göremezsiniz. Başkanımız Sadri Şener Türkiye’ye geldikten sonra benimle 4 gün geçirdi. Beraber gezdik, yemek yedik, teknesiyle birlikte boğazda turladık. Arjantin’de asla böyle bir olay yaşanmaz.
Belçika’da nasıldı?
Aslında orayı anlatmasam en iyisi. Her ikisinin de burayla uzaktan yakından ilgisi yok. İki ülkede de ilgisizlik had safhada. Şimdi benim yapıma uygun bir yere geldim. Mutluyum.
Transferi öncesi birilerinden Trabzonspor hakkında bilgi aldın mı? En azından eski takım arkadaşın Delgado ile görüştün mü?
Kimseyle konuşmadım. Ama bildiğim Trabzonspor’un ülkenin dört büyük takımından biri olduğu ve UEFA Kupası’nda oynadığıydı. Ancak şehir hakkında bir bilgim yoktu. Türkiye’ye geldikten sonra hem İstanbul’u hem de Trabzon’u çok sevdim.
Bu durum senin için bir risk miydi?
Hayır değildi. Ben Belçika’ya da transfer olmadan önce hiçbir araştırma yapmadım. Bana göre bazı başarıları elde etmek için bazı riskleri göze almak gerekir.
İmza töreni sonrası kulübün müzesini gezerken neler hissettin?
Her taraf kupa doluydu. Çok heyecanlandım. O müzeye birkaç kupa kazandırmayı çok isterim. Aksi taktirde (gülüyor) bana da Arjantin yolu gözükür.
Senin açından şu ana kadarki süreç nasıl işledi?
Bu soruya Belçika’yla karşılaştırma yaparak cevap vermek istiyorum. Oraya ilk gittiğimde kendi vatandaşlarım haricinde kimse benim yanıma gelmiyordu. Burada bütün oyuncular ve çalışanlar ilk günden itibaren benimle dil sorunu nedeniyle sağlıklı bir iletişim kuramasalar da yanıma gelip yardımcı olmaya çalıyor. Bu nedenle buradan çok memnunum. Çalışma konusuna gelince antrenmanların benim için ağır geçtiğini söyleyebilirim. Çünkü lig bittikten sonra 2 ay hiç antrenman yapamadım. Bu nedenle bir takım eksiklilikler hissediyorum. Ancak oyun sistemi Belçika’dakinin hemen hemen aynısı. Bu sistemi seviyorum. Ayrıca benim için de çok uygun. Tüm bunların yanında kaptan Hüseyin, Song, Serkan ve Yattara gibi deneyimli ve kaliteli oyuncular bu sistemin içine dahil olunca her şey daha güzel oluyor. Özellikle Yattara’yı çok beğeniyorum.
Trabzonspor forması altındaki hedeflerin neler?
Takımımla birlikte şampiyonluk yaşamak. En kötü ihtimalle Şampiyonlar Ligi veya UEFA Kupası’na katılmak.
Teknik Direktör Ersun Yanal konusundaki izlenimlerin neler?
Kendisi karakter olarak çok iyi. Kazanmayı çok istediğinin farkındayım. Oyuncular nasıl istiyorsa o da öyle istiyor. Duyguları had safhada.
Saha dışında tercüman aracılığıyla dil problemini ortadan kaldırıyorsun ancak saha içinde bu konu senin için sorun olabilir mi?
Öyle bir sorun asla yaşamam. Belçika’da da aynı durumdaydım. Bana göre futbolun dili tektir. Hiçbir sorun yaşamam. Zaten tercümanımdan Türkçe dersler almaya başladım. Ona söylüyorum (gülüyor) bana bu Türkçe’yi iyi öğret yoksa önce seni sonra da beni kovarlar. Tercümanım iyi, kelimeleri öğrenmeye başladım. Etrafımdaki insanları takip ediyorum. Kısa zamanda kendimi ifade edecek duruma geleceğim.
Gelecekle ilgili hedeflerin neler?
Her oyuncu bir yerden başka bir yere giderken geride iyi izler bırakmak ister. Ben burada bir başarı elde edip ayrıldıktan yıllar sonra insanların Colman’ın da içinde bulunduğu kadro şu işi başardı demesini çok istiyorum. Hedefim her zaman daha üst seviyeye yükselmek. Hedeflerimin en başında da Arjantin Milli Takımı’nda oynamak geliyor. Şu ana kadar milli takımın hiçbir kategorisinde forma giyemedim. Bunun nedeni de oyuncuların Boca Juniors ve River Plate gibi birinci sınıf takımlardan seçiliyor olması. Ama ben Trabzonspor’da başarılı olursam milli takım yetkililerinin de dikkatini çekebilirim. Çünkü burayı takip ettiklerini biliyorum.
Türkiye’yi de içine katarak, futbol oynadığın ülkelerdeki kültür anlayışlarının bir tahlilini yapabilir misin?
Belçika’ya gittiğimde ailemle birlikte yeni yaşam tarzına alışmakta zorluk çektik. Çünkü Arjantin’de mahalleden çıkıp öyle bir yere gidip hemen uyum sağlamak kolay değil. Zamanla bu sorunu aştık. Şimdi buraya alışmaya çalışıyorum. Oğlum ve eşim yanımda olacağı için her şey çok güzel olacak. Oğlumu çok özlüyorum. Fotoğrafı yatağımın başucunda duruyor.
Ailede senin dışında futbolcu varmı?
Benim 2 erkek 3 kız kardeşim var. 14 yaşında olan erkek kardeşim Chacarita’da futbola başlayacak. Ağabeyim ise futbola çok düşkün olmasına karşın çalışmayı tercih etti.
Futbolun dışında neler yapmaktan hoşlanırsın?
Müzik dinlemeyi, yemek yemeyi çok seviyorum. Arjantin’de en çok yaptığım şey yemek yemektir. Belçika’da bu konuda çok sorun yaşadım. Etler çok kötüydü. Arjantin’e her gidişimde et yiyordum. Türkiye’de yemekler çok güzel. Trabzon’da Akçaabat köftesi yedim. Çok hoşuma gitti. Aynı benim ülkemdeki gibi. Bunun dışında zamanımın büyük bölümünü ailemle geçiririm. Trabzon gördüğüm kadarıyla sade bir şehir. Benim için gayet uygun bir ortam.
Vücudunun çeşitli bölgelerinde dövmeler var. Bu dövmelerin herhangi bir anlamı var mı?
Sağ bacağımda Hz. İsa’nın resmi var. Altında ismimim baş harfleri bulunuyor. Bunu şans getirsin diye yaptırdım. El bileklerimde anne ve babamın isimleri var. Elimdeki akrebin ise herhangi bir anlamı yok. Omuzlarımdaki ise mitolojik kahramanların yüzleri. Onların beni özellikle nazardan koruyacağına inanıyorum.
Trabzonspor’un ilk Arjantinli futbolcusu olma özelliğini taşıyorsun. Bu konuda neler söylersin?
İlk olmak güzel. Umarım ilk Arjantinli futbolcu olarak takımıma katkıda bulunurum. Ama benim burada ilk olmamdansa bir şeyler verip iz bırakmak daha önemli.
Attığın goller sonrası özel bir sevinç yaşıyormusun?
Gol attığım zaman hiçbir şey düşünemiyorum. Sadece golü bağırarak kutluyorum. Trabzonspor’da bu sevinci fazlasıyla yaşamak istiyorum.
Tam olarak hangi mevkide oynuyorsun?
Orta sahanın göbeğindeki iki oyuncunun önünde veya arkasında görev alabiliyorum. Örnek vermek gerekirse Deco gibi oynuyorum. Gol atmayı çok seviyorum ama asıl işim attırmak. Eski takımımda orta olarak kullanılan serbest vuruşların hemen hemen hepsini ben kullanıyordum.
Kaynak: Trabzonspor Dergisi / Nuri BEKAR
7 Ağustos, 2008 saat 15:56 yayınlandı
Heide Treff Otel’in antrenman sahasında gerçekleştirilen sabah ve akşam antrenmanında Teknik Direktör Ersun Yanal takımı gruplara ayırarak çalıştırıyor.
Sabah idmanında Wolfsburg maçında oynayan oyuncular havuzda rejenerasyon yaparken, diğerlerine uzun mesafeli koşularla dayanıklılık programı uygulandı.
Akşam ise bu kez havuza giren sporcular dayanıklılık koşuları gerçekleştirdiler. Diğer grup ise takımlar halinde dar alanda çift kale maç yaptılar. Arjantinli oyuncu Gustavo Colman da takımla idmanlara başladı.
Öte yandan Trabzonspor hazırlık maçları programına yeni bir maç dahil etti. Buna göre Trabzonspor, bu akşam TSİ 20.00′de Almanya Beşinci Lig takımlarından Bremerhaven ile karşılaşacak.
Kaynak: Haber61
5 Ağustos, 2008 saat 17:15 yayınlandı
Trabzonspor Futbol Şube Sorumlusu İhsan Alioğlu, Gerede’de yapılan kampta sakatlanan Arjantinli futbolcu Gustavo Colman’ın birkaç gün içerisinde takımdaki yerini alacağını söyledi.
Trabzonspor’un Almanya kampı tüm hızıyla sürüyor. Kampta ciddi bir sakatlık yaşanmazken, takımın her geçen gün daha iyiye giden performansı yüzleri güldürüyor. Trabzonspor Futbol Şube Sorumlusu ve Almanya kampı kafile başkanlarından İhsan Alioğlu, kampın her yönden çok faydalı geçtiğini ifade ederek, “Takım olma yolunda önemli adımlar attık. Hocamız bu konunun üzerinde özellikle duruyor. Hazırlık maçlarında her geçen gün daha iyiye giden bir performansımız var. Şu ana kadar oynanan üç hazırlık maçında sergilenen futboldan yönetim olarak memnunuz. Hocamızın takımdan beklentileri daha fazla. Bu konuda çalışmaları sürüyor. Kampın kalan günlerinde daha iyi olacağımızı düşünüyoruz. Bu da lige hazır girmemizi sağlayacak” diye konuştu.
“COLMAN TAKIMA ÇOK KATKI SAĞLAYACAK”
Alioğlu, Bolu Gerede’de yapılan kampta sakatlanan Arjantinli futbolcu Gustavo Colman’ın sakatlığının iyileşme aşamasında olduğunu ifade ederek, “Colman’ın Gerede’de yapılan antrenmanlarda arka adalesinde ikinci dereceden bir yırtık oluşmuştu. O günden itibaren uyguladığımız tedavilerle sakatlığı her geçen gün daha iyiye gitti. Bu hafta içerisinde takımla birlikte yapılan tüm çalışmalara katılmasını planlıyoruz. Colman çok yetenekli bir futbolcu. Ondan bir çok alanda faydalanmayı umuyoruz. Tamamen iyileştiğinde takıma olan katkısı çok fazla olacaktır” dedi.
1 Ağustos, 2008 saat 14:00 yayınlandı
Yeni sezon hazırlıklarını Almanya’da sürdüren Trabzonspor’da kampın en iyilerinden biri olan Arjantinli Gustavo Colman’ın sakatlığı teknik direktör Ersun Yanal’ı sıkıntıya soktu. Takımın yeni sistemindeki en kritik isimlerden biri olan Colman’ın, sağ adalesinde yaşadığı sorun nedeniyle tam olarak hazır olmaması, Yanal’ın Almanya kampındaki taşları yerine oturtma planını da kilitlemiş durumda. Tecrübeli hocanın, sağlık ekibiyle genç futbolcusunun durumu hakkında görüştüğü öğrenildi.
Savunmada Egemen
Hangi hazırlık maçında oynayacağı henüz belli olmayan 23 yaşındaki orta saha oyuncusunun yanı sıra Buğra Erdoğan da sakatlığı sebebiyle idmanlara katılamıyor. Savunmada Giray Kaçar’ın yerine Song’un yanında Egemen Korkmaz’ı oynatmayı düşünen deneyimli çalıştırıcı, daha yaratıcı bir orta saha için de İsmail, Ceyhun ve Adnan’a şans vermek istiyor. Bu arada dünkü antrenmanda Kaleciler Tony Sylva, Tolga Zengin ve Osnabrück maçında kaleyi koruyan Onur Recep Kıvrak, takımdan ayrı özel olarak çalıştı.
12 Temmuz, 2008 saat 18:53 yayınlandı
Orta alanda bütün yükü omuzlayacak kalitede olduğunun sinyallerini veren Arjantinli oyuncu, yeni sezonda Trabzonspor’un ’10 numarası’ olacak gibi. Yeni yılda Colman fırtınası esecek! Arjantinli oyuncu, sazı eline almaya başlarken, yeni sezonda takımın en büyük kozu olacağının sinyallerini veriyor. Trabzonspor’da ’10 numara’ alınıp alınmama yönünde tartışmasının yapıldığı ortamda Gustavo Colman’ın, idmanlarda orta alanda yönlendirici rolündeki müthiş gösterisi ile bu yönde yükü üstleneceğini gösteriyor.
Hızlı oynayan, isabetli ve etkili paslarının yanı sıra müthiş fuleli oluşuyla Teknik Patron Ersun Yanal’ın da sık sık idmanlarda alkışını alan Colman, ‘Trabzon’un Maradonası’ tabirini şimdiden almaya başladı. Daha önceki takım kurgusunda Selçuk İnan’ı önde oynatmayı düşünen Yanal’ın, Gustavo Colman’ın performansı üzerine yer değişikliğine gitmeyi kararlaştırdığı belirtildi.
2 Temmuz, 2008 saat 19:02 yayınlandı
Arjantinli oyuncu Gustavo Colman, her futbolcunun hayalinde şampiyonluk yaşamak olduğunu ifade ederek, “Dünyadaki bütün oyuncular oynadığı takımla birlikte şampiyon olmak ister. Nerede olduğu önemli değil. İşte benim de içimde böyle bir istek var. Hele Trabzonspor tarihini bana anlattıklarında bu tutkum iki kat daha arttı. Buradaki taraftardan çok etkilendim. Daha ilk idmanda maç havasıymış gibi tesisleri doldurdular. Onlara verilecek en güzel armağan şampiyonluk olur” diye konuştu.
TARAFTAR HARİKA
Hırvat oyuncu Hrvoje Cale ise, Türk futbolunun çok büyük yol katettiğini ifade ederek, “Türk milli takımının başardıkları ortada. Çok kaliteli bir lige geldiğimi biliyorum. Ben de Colman gibi şampiyonluğu burada yaşamayı istiyorum. Trabzonspor büyük bir camia ve taraftar harika. Ben kendi adıma sahada elimden gelenin en iyisini yapacağım. Bundan taraftarlarımızın hiç kuşkusu olmasın. Tabi ki onlar şu anda benim nasıl oynadığımı merak ediyorlar. Ancak sezon başlayana kadar sabretsinler” dedi.
TRABZONSPOR’DA MUTLUYUM
Trabzonspor ile 4 yıllık sözleşme imzalayan Cale, bugüne kadar Hırvatistan’ın dışına çıkmadığını belirterek, “Trabzonspor ile anlaşmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Trabzonspor, Türkiye’nin 4 büyük takımından biri. Avrupa’da tanınan bir kulüp. Ben hiç Hırvatistan’ın dışına çıkmış değilim. Benim hayatımdaki en büyük değişiklik Trabzonspor’a imza atmak oldu. Artık burayla bir bağım var. Benim için önemli olan ve dikkat çekici olan takımın genç oyunculardan kurulu olması ve takımda Milli Takımlar düzeyinde oynayan oyuncular var. Bu bize ligde avantaj sağlayacak” diye konuştu.
Trabzonspor’un şampiyonluk hasretini gidermek için buraya geldiğini belirten Cale, “Amacım yeni sezonda elimden geldiğince iyi mücadele edip Trabzonspor’u tekrar Avrupa kupalarına katılmasına katkı sağlamak. Ben buraya futbol oynamaya geldim. Trabzonspor’un uzun yıllar süren şampiyonluk hasreti var. Bunu gidermek için buradayız. Hırvatistan ile buranın havası aynı, benim işim burada futbol oynamak ve bunu da burada yapacağım” diye konuştu.
TÜRK MİLLİ TAKIMI ŞANSLIYDI
A Milli Takım’ın 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Hırvatistan’ı elemesiyle ilgili olarak ise Cale, “Türk Milli Takımı, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında bana göre şanslıydı. Maçları son dakikalarda attıkları gollerle kazandılar. Ama futbolun içinde bunlar var. Türkiye şanslıydı ve onlar kazandı” şeklinde konuştu.