Ibrahima Yattara

Admin tarafından

Yattara Show’a Devam

4 Ağustos, 2008 saat 15:28 yayınlandı

Trabzonspor’un Almanya kampında en çok göze batan isimlerden birisi olan Yattara, Bremen karşılaşmasında da adeta şov yaptı. Ersun Yanal tarafından serbest oyuncu gibi kullanılan Gineli yıldız, karşılaşma boyunca tüm hünerlerini sergilerken arkadaşlarına milimetrik gol pasları attı.

Almanlar Bayıldı!
Trabzonspor’da 6. sezonunu geçiriyor İbrahima Yattara… Geldiği günden beri herkes, “O aslında bir dünya starı olması gerekir ama devamlılığı yok” yorumunu yapıyorlardı. İşte önceki akşam oynanan Werder Bremen maçında da aynı sorular soruldu. Karşılaşmanın özellikle ilk yarısında gerek sağ, gerekse sol kanatta yaptığı mükemmel hareketlerle Alman ekibinin oyuncularının başını döndüren Yattara, bir de mükemmel gol pası verdi. Bu futbolcunun yaptıklarını gören Alman teknik adamlar, futbolcular ve futbol yorumcuları, “Bu Yattara tam bir futbol sihirbazı… Ronaldinho’dan hiçbir farkı yok. Bu oyuncu neden Trabzonspor’da oynuyor? Niçin dünya futbolunun dev kulüplerinde oynamıyor” diye sormaktan kendilerini alamadılar. Werder Bremen kurmaylarının hemen Yattara’nın ismini not ettikleri ve transfer listesine almaya karar verdikleri de kaydedildi.

Ersun Yanal’ın Büyük Silahı
Almanları kendine hayran bırakan Yattara ile ilgili konuşan Teknik Direktör Ersun Yanal, bu futbolcunun oyun stilini değiştirdiğini belirterek, “Yattara Trabzonspor’da sevilen bir isim. Geçen sezon da iyi oynuyordu. Bu sezona da çok iyi başladı. Onun m aramızda devalılığı sağlamak istiyoruz. Artık sorumluluk alıyor. Farklı oynamaya başladı. Yattara şimdi pres yapıyor. Takımı çok seviyor. İyi oynarsa kariyeri adına iyi şeyler yapar. Ben de İbrahima Yattara’nın bir dünya starı olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bunun için de devamlılığı olmalı” ifadelerini kullandı. Yattara hem takımla, hem de kendiyle ilgili konuşurken, “Maçta kaptanlık bandını taktım ve kupa kazandık. Umarım hep böyle devam eder. Türkiye’de kupa alacağız. Şampiyonluk görmek istiyoruz. Umarım yeni sezonda bu olacak. Şu anda kafam Türkiye liglerinde… Konsantrasyonumuz şampiyonluk içindir” yorumunu yaptı.

En Pahalı Oyuncu Yattara
Trabzonspor’un Gineli yıldızı İbrahim Yattara, 6 milyon 500 bin Euro ile takımın en pahalı futbolcusu olurken, bu oyuncuyu 5 milyon 500 Bin Euro ile takımın diğer star oyuncusu Rigobert Song takip etti. Werder Bremen ile oynanan hazırlık maçında da kendini Almanlara hayran bırakan Gineli oyuncu, her yıl değerine değer katıyor. Bordo-mavili takımda Gökhan Ünal 4 Milyon 200 Bin Euro, Umut Bulut ve Tony Sylva 4 Milyon Euro’luk bonservis bedeli ile yer aldığı sitede Selçuk İnan ise 3 Milyon 200 Bin Euro ile bu isimleri takip eden oyuncu oldu.
Kaynaklar: Karadeniz Günebakış ve İHA

Admin tarafından

Yattara: “Trabzon benim yuvam”

8 Temmuz, 2008 saat 12:16 yayınlandı

Cola Turka Futbolcu Günlüğü’nün bu ayki konuğu Trabzonspor’un sevilen futbolcusu İbrahima Yattara oldu. Gine’li futbolcuya telefonla taraftarların sorduğu soruları bir bir cevaplarken ilginç açıklamalardada bulundu.

AYRILMAYI HİÇ DÜŞÜNMEDİM
“Açıkçası bu sezon kendimi pek başarılı bulmuyorum. En iyi performansımı gösterdiğimi düşünmüyorum. Ama bu sadece benden kaynaklanan bir durum değil. Takım olarak da çok başarılı bir performans gösteremedik. Trabzonspor’u çok seviyorum. Bu dönemde takımdan ayrılmayı hiç düşünmedim. Yönetim kurulumuzla da görüşerek her konuda anlaştık”.

AFRiKA’DA YOKSULLUK VAR
“Türkiye Liglerinde oynayan en iyi Gine’li oyuncu benim demiyorum ancak en iyilerinden biriyim. Milli takıma çağrılmak için öncelikle kulüp maçlarında da düzenli oynamak gerekiyor, bunu yapıyorum. Peki o zaman neden çağrılmıyorum? Afrika’nın şartları belli. Yoksulluk var. Bazı oyuncular kıskançlık yaparak beni milli takıma istemiyor da olabilir”.

TEK EKSİKLİĞİM ŞAMPİYONLUK
Takımımızın başarılı oyuncusu İbrahima Yattara Trabzon’u ve Trabzonspor’u çok sevdiğini vurguladı. Kariyerinde ilk defa bir takımda 5 yıl forma giydiğini belirten yıldız futbolcu, tek eksikliğinin şampiyonluk yaşamak olduğunu söyledi. 2007-08 sezonu için açıkçası pek bir şey söyleyemeyeceğim. Şampiyonluk hedefiyle başladığımız sezon başında gerek takımın yaşadığı şanssızlıklar gerekse oyuncuların sakatlıkları beklentilerimizin önüne geçti. Şampiyon olamadığımız ve şampiyonluğa oynayamadığımız için üzgünüm. Ama ben burada şampiyonluk yaşamak istiyorum. Artık bundan sonraki hedefimiz gelecek sezona en iyi şekilde hazırlanmak olacaktır.

TEK BAŞIMA BİR ŞEY YAPAMAM
Açıkçası bu sezon kendimi pek başarılı bulmuyorum. En iyi performansımı gösterdiğimi düşünmüyorum. Ama bu sadece benden kaynaklanan bir durum değil. Takım olarak da çok başarılı bir performans gösteremedik. Sadece tek başıma bireysel olarak sahada bir şey yapmam çok fazla beklenemez. Sonuçta futbol takım oyunudur. Sahada iyi oyuncular olursa ve iyi mücadele ortaya koyarlarsa benim de performansım yükselir. Genel olarak sezon itibariyle hem takım hem de ben iyi bir grafik çizemedik. Ancak takıma yeni katılan oyuncularla birlikte bende en iyi oyunumu sahaya yansıtmaya çalışacağım.

ERSUN HOCAYI MAHÇUP ETMEYECEĞİM
Trabzonspor’u çok seviyorum. Bu dönemde takımdan ayrılmayı hiç düşünmedim. Yönetim kurulumuzla da görüşerek her konuda anlaştık. Ben 5 senedir buradayım. Kariyerimde ilk defa bir takımda bu kadar uzun süre kalıyorum. Tek düşüncem Bordo-Mavili forma altında şampiyonluk yaşamak. Ersun hocayla yeni bir çıkış yakaladığım doğru. Ben de daha çok çalışıyorum. O geldiğinden beri hemen hemen tüm maçlarda oynadım. Antrenmanlardan sonra benimle özel olarak ilgileniyor ve performansımı artırmaya yönelik özel program uyguluyor. Ersun hocanın bana büyük katkısı oldu. Amacım ortaya koyacağım performansla kendisini mahçup etmemek”.

DENGELİ OLUNMALI
Her teknik adamın kendine has bir sistemi söz konusu. Bence bir takımın hem defansif hem de ofansif futbola ihtiyacı var. Tamam gol yememek için defans yapacaksınız ama skoru nasıl elde edeceksiniz. Her hoca kendi sistemini uyguluyor ama bence takımda her iki türden oyuncuya da yüzde 50 50 yer verilmeli, yani denge olmalı”.

ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM
Ben gittiğim ülkelerin hiçbirinde uyum sorunu yaşamadım. Bir yerde yaşamaya başladığımda hemen insanlarla ilişki kurmaya başlıyorum. Kolay iletişim kurabilen bir yapım var ve bu da uyum sorununu kısa sürede çözmeme yardımcı oluyor. Ayrıca oynadığım takımın yapısı ve antrenörümün verdiği taktiğe göre elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum”.

TÜRKİYEDE ÖZEL HAYATINIZA DİKKAT ETMELİSİNİZ
Afrika’da bildiğiniz gibi futbolun bir eğitimi yok. Ayrıca Afrika’nın ekonomik koşullarına bakıldığında futbol sadece para kazanabileceğiniz bir araç olarak değerlendiriliyor. Afrika’dan sonra Belçika’da futbol oynadım. Orası daha farklıydı. Belçika’da herkes antrenman ve maçlardaki performansınızla ilgilenir, özel hayatınızla kimse ilgilenmez. Türkiye’ye geldiğimde ise her şey daha farklıydı. Çünkü Türkiye’de antrenman ve maçlardan sonra ne yaptığınız, nereye gittiğinizle herkes ilgileniyor. Yani Türkiye’de futbol oynamak istiyorsanız özel hayatınıza da çok dikkat etmelisiniz. Bu açıdan Türkiye Afrika ve Belçika’dan çok çok farklı.

Altyapı eğitiminin olmadığı Afrika’da çocukların hemen hepsi futbolu sokakta oynayarak öğreniyorlar ve yetenekleri de böylelikle gelişiyor. Çünkü Afrika’nın şartları belli. Bu çocukların yüzde 80′i ortalamanın üzerinde olmasına rağmen ancak yüzde 20′si çok ünlü futbolcu olabiliyorlar. Afrika’da çocuklar futbolun eğitimini alamadıkları için Avrupa’ya gittiklerinde de bir mantalite farkı yaşıyorlar. Çünkü Afrika’da futbola sadece para kazanılacak bir araç olarak bakılıyor. Eğer yeteneklerinin yanı sıra inancınız da varsa kendinizi geliştirip iyi futbolcu oluyorsunuz. Bence Afrika’da genç nesle biraz daha ilgi alaka gösterildiğinde yıldız oyuncu sayısı 2-3 kat daha fazla artar.

ŞAMPİYONLUK YAŞAMAZSAM KULÜP DEĞİŞTİREBİLİRİM
Genç futbolcular çok ama çok çalışmalılar. Hedeflerini belirlemeli ve asla vazgeçmemeliler. Önlerine mutlaka bir takım sorunlar çıkabilir ancak hiçbir zaman yılmamak hedefler doğrultusunda ilerlemek gerekiyor. Öncelikle Trabzonspor’la şampiyonluğu yaşamak istiyorum. Eğer bunu yaşayamazsam o zaman kulüp değiştirmeyi düşünebilirim. Önümüzdeki sezon Trabzonspor’la bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Bunun yanı sıra bir çok futbolcu gibi ben de Avrupa’da futbol oynamak istiyorum. Ama dediğim gibi öncelikle Trabzonspor’la şampiyonluk yaşamak istiyorum”.

TÜRKİYEDE ARDA’YI BEĞENİYORUM
Avrupa’da Anelka, Messi ve Christiano Ronaldo’yu çok beğeniyorum. Türkiye’de en çok Galatasaraylı Arda’yı beğeniyorum. Her oyuncunun kendine göre bir stili var. Ben driplinglerimle karşımdaki futbolcuyu geçmeyi, gol atmayı veya asist yapmayı düşünen bir futbolcuyum. Karşımdaki de beni durdurmaya çalışan bir futbolcu. Herkesin kendine özgü bir oyun stili olduğundan bu soruya bir isimle karşılık vermek zor. Bu soruyu ben de kendime zaman zaman soruyorum. Türkiye liglerinde oynayan en iyi Gine’li oyuncu benim demiyorum ancak en iyilerinden biriyim. Milli takıma çağrılmak için öncelikle kulüp maçlarında da düzenli oynamak gerekiyor, bunu yapıyorum. Peki o zaman neden çağrılmıyorum? Afrika’nın şartları belli. Yoksulluk var. Bazı oyuncular kıskançlık yaparak beni milli takıma istemiyor da olabilir.

TEK SORUN ÇOCUKLARIMIN EĞİTİMİ
Bu şehirde yaşamayı seviyorum. Trabzon’da yaşamak zor değil. 2003 yılında geldim ve şimdi 2008. 5 yıl geçmiş. Herhangi bir uyum zorluğu yaşamadım. Ailem de yanımda olduğu için Trabzon’da yaşamak benim için kendi ülkemde yaşamaktan farklı değil. Şu an görünen tek zorluk çocuklarım için Fransızca eğitim veren bir okulun Trabzon’da bulunmaması ama buna da bir çözüm bulacağımıza inanıyorum. Türkiye’ye gelmeden önce bir şeyler yapacağımı biliyordum ve yeteneklerimin farkındaydım. Kendi stilimi tanıyordum. Sonuçta Türk halkı da bu stili beğendi. Ama açıkçası bu kadar sevileceğimi tahmin etmemiştim. Gördüğüm ilgi beni son derece memnun ediyor.

DİSCOYA GİTMEYİ VE DANS ETMEYİ SEVİYORUM
Play station oynamayı ve seyahat edip yeni yerler görmeyi seviyorum. Özellikle Şampiyonlar Ligi maçlarını seyrediyorum. Bunun yanı sıra Avrupa liglerindeki maçları da takip ediyorum. Daha doğrusu şöyle diyeyim eğer televizyonda maç varsa, başka program izlemiyorum. Diskoya gitmeyi ve dans etmeyi severim.

Admin tarafından

Yattara’nın Gözü Şampiyonlukta

13 Haziran, 2008 saat 19:17 yayınlandı

Ibrahima Yattara

Yattara, Trabzonspor Dergisi’nin bu ayki sayısındaki röportajında, geçen sezona şampiyonluk hedefiyle başladıklarını, ancak gerek takımın yaşadığı şanssızlıklar gerekse oyuncuların sakatlıklarının beklentilerinin önüne geçtiğini belirterek, “Şampiyon olamadığımız ve şampiyonluğa oynayamadığımız için üzgünüm. Burada şampiyonluk yaşamak istiyorum. Gelecek sezon bu hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum” dedi.

Geçen sezon kendini başarılı bulmadığını ifade eden Yattara, “En iyi performansımı gösterdiğimi düşünmüyorum. Ancak bu, sadece benden kaynaklanan bir durum değil. Takım olarak da çok başarılı bir performans gösteremedik. Bireysel olarak sahada bir şey yapmam çok fazla beklenemez. Sonuçta futbol takım oyunudur. Sahada iyi oyuncular olursa ve iyi mücadele ortaya koyarlarsa benim de performansım yükselir. Genel olarak sezon itibariyle hem takım hem de ben iyi bir grafik çizemedik. Ancak yeni katılan oyuncularla birlikte ben de en iyi oyunumu sahaya yansıtmaya çalışacağım” diye konuştu.

Trabzonspor’u çok sevdiğini ve bordo-mavili takımdan ayrılmayı düşünmediğini kaydeden Yattara, şöyle konuştu: “Yönetim kurulumuzla da görüşerek her konuda anlaştık. Ben 5 senedir buradayım. Kariyerimde ilk defa bir takımda bu kadar uzun süre kalıyorum. Tek düşüncem bordo-mavili forma altında şampiyonluk yaşamak. Fakat bu o kadar kolay değil. İsabetli transferlerin yanında bizler de elimizden gelenin en iyisini ortaya koymalıyız.”

[dailymotion x47rjx]

“ERSUN HOCAYLA ÇIKIŞ YAKALADIM”
Yattara, teknik direktör Ersun Yanal ile bir çıkış yakaladığını ifade ederek, “O geldiğinden beri hemen hemen tüm maçlarda oynadım. Antrenmanlardan sonra benimle özel olarak ilgileniyor ve performansımı artırmaya yönelik özel program uyguluyor. Ersun hocanın bana büyük katkısı oldu. Amacım ortaya koyacağım performansla kendisini mahçup etmemek” dedi.

Gelecekte başka bir kulüpte forma giyip giymeme konusunda net bir kararının bulunmadığını vurgulayan Yattara, “Öncelikle Trabzonspor ile şampiyonluk yaşamak istiyorum. Eğer bunu yaşayamazsam o zaman kulüp değiştirmeyi düşünebilirim. Önümüzdeki sezon Trabzonspor ile bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Bunun yanı sıra bir çok futbolcu gibi ben de Avrupa’da futbol oynamak istiyorum. Fakat dediğim gibi öncelikle Trabzonspor ile şampiyonluk yaşamak istiyorum” diye konuştu.

Yattara, Türkiye’de en çok Galatasaraylı Arda’yı, Avrupa’da ise Anelka, Messi ve Christiano Ronaldo’yu çok beğendiğini kaydetti.

“EN İYİLERİNDEN BİRİYİM AMA MİLLİ TAKIMA ÇAĞIRILMIYORUM”
Gine Milli Takımı’na çağrılmamasını bazen kendi kendine sorduğunu belirten Yattara, şöyle konuştu: “Avrupa liglerinde oynayan en iyi Gineli oyuncu olduğumu söylemiyorum. Ancak en iyilerinden biriyim. Milli takıma çağrılmak için öncelikle kulüp maçlarında da düzenli oynamak gerekiyor, bunu yapıyorum. Peki o zaman neden çağrılmıyorum? Afrika’nın şartları belli. Yoksulluk var. Bazı oyuncular kıskançlık yaparak beni milli takıma istemiyor da olabilir.”
Yattara, Trabzon’da yaşamanın kendi ülkesinde yaşamak gibi olduğunu, tek sorunun çocuklarının Fransızca eğitim veren bir okulun Trabzon’da bulunmaması olduğunu ama buna da bir çözüm bulunacağına inandığını sözlerine ekledi.

Admin tarafından

Ibrahima Yattara – Yasayan Efsane!

25 Şubat, 2008 saat 20:44 yayınlandı

[dailymotion k3q726k5cKZnpyzu9E]