Röportaj

Admin tarafından

Selçuk: “Hayalimde Şampiyonluk Var”

3 Eylül, 2008 saat 8:36 yayınlandı

Daha önce de yazdık ama hatırlatalım öyküsünü bir kez daha… Dardanelspor’da oynarken dikkatini çekmişti Ersun Yanal’ın. Ardından da genç hoca onu Manisaspor’a alıyor, Selçuk İnan küme düşerken bile takımının en önemli futbolcularından biri haline geliyordu. Transfer döneminde adı Fenerbahçe başta olmak üzere birçok devle anılsa da Yanal faktörü devreye giriyor, bu kez genç yıldız Manisa’dan Trabzonspor’a transfer ediliyordu. Orta alan oyuncusu olmasına rağmen ilk iki maçta iki gol atan ve taraftarların gönlünü de kazanan Selçuk İnan ile Milli Takım kampında görüştük, merak edilenleri sorduk.

En çok korkulan şey, uyum sorunuydu. Yenilerden birisin, sence artık aşıldı mı bu süreç?

- Tam manasıyla çözüldü diyemesek de büyük bölümünü aştığımıza inanıyorum. Açıkcası herkes kadar biz de bu durumun takıma nasıl yansıyacağını merak ediyorduk. Üzerimizde, ‘acaba sahana neler olacak?’ gerginliği hakimdi, sıksık birbirimize bunu soruyorduk. Ancak ilk iki maçımızı kazanmamız dengeleri bizim lehimize değiştirdi, özgüvenimizi yükseltti. Artık yüzde 80 oranında uyum sorununu aştığımızı düşünüyorum.

Hoca aynı olmasına rağmen kadroyla beraber sistem de değişti. Herkes kavradı mı Ersun Yanal’ın futbol felsefesini?

- Doğrusunu söylemek gerekirse ben sistemin çok fazla değiştiğini düşünmüyorum Ersun Yanal açısından. Çünkü o her zaman hücum yönü güçlü, agresif ve baskılı futbolu benimsemiş bir antrenör. Belki geçen sene kadro açından bunu yapamadı ama şimdi böyle bir oyunu oynatabileceği oyuncuları var. O nedenle kendi kimliğini daha iyi sergilediğini düşünüyorum. Takımın da onu anlama problemi yok.

Milli takımdasın. Bunun senin için önemini biliyoruz. Manisa’da da seçilmiştin ama Trabzon’da olmak milli formayı giymeyi kolaylaştırıyor mu?

- Daha fazla göz önünde bulunmanın artıları olduğunu biliyorum. Trabzonspor’daki performansımın da etkili olduğu muhakkak. Ancak Fatih Terim hocamızın da beni kadrosunda düşündüğünü ve uzun zamandır takip ettiğinden haberdarım. Buna layık olmak ve sürekli A Milli Takım kadrosunda yer almak için elimden geleni yapmaya devam edeceğim.

Takım içindeki rekabet ortamı çok konuşuldu, gençlerin bazıları ayrıldı. Ne derece etkili oldu bu geniş kadro?

- Rekabet ortamından son derece iyi bir şekilde faydalanıldığı kanaatindeyim. Rekabetin amacı takımın performansını en üst seviyeye taşımaktır. Trabzonspor’da da sezon başı itirabiyle kadroya baktığınızda kimsenin yeri garanti değildi, herkesin alternatifleri vardı. Kimse kendini rahatlatıp, zaten oynarım demedi, diyemedi. Bu da üst düzey form tutmamızı sağladı.

Mevkiin itibariyle zaman zaman değişik oyuncularla oynamak zorunda kalacaksın. Kimle en iyi uyumu sağlarsın?

- Biz takım oyununu benimsemeye çalışan bir ekibiz. O nedenle de bireylerin değil genel kurgunun önemi büyük. Bu sadece benim için de geçerli değil. Zaten şu arkadaşımla daha iyi anlaşırım gibi bir söylemde de bulunmam doğru olmaz.

Manisa’da kümede kalmaya çalışan, bunu başaramayan bir hava vardı, Trabzonspor’da ise şampiyonluk beklentisi. İki uç noktaları yaşamak nasıl bir his?

- Sizin de söylediğiniz gibi iki bambaşka havadan bahsediyoruz. Manisaspor’da sezon bizim için çok kötü bitmişti. Küme düşmemek için oynamıştık sonuçta. Şimdi Trabzonspor gibi bir camiada şampiyonluk havasını tattım. Bu mutluluktan da öte bir duygu. İlk kez şampiyonluğa oynayan bir takımın formasını giymekteyim. Anlatılmaz, yaşanır dedikleri böyle birşey herhalde.

Şampiyonluk beklentisi var. Sence bu nasıl bir etki yapar takım üzerinde?

- Bu kadroyla alakalı değil. Transfer yapılmasa bile beklenti böyle bir camiada mutlaka şampiyonluk olur. Elbette ki, şimdi bize bakış daha kararlı ve iddialı. Ancak bilinmesi gereken bir şey var ki, biz de bunu yaşamayı inanılmaz çok istiyoruz. Takım arkadaşlarımız arasında hep kupayı kaldırdığımız günlerin hayalini kuruyoruz. Nasıl kutlamalar olabileceğini, Trabzonlular’ın nasıl coşacağını düşünüyoruz. Ama şu var ki, bu yolda ilerlerken takıldığımız zamanlar da olabilir. Şampiyonluk bir süreç işidir. İlk yılımızda bunu yakalayamasak da Avrupa Kupaları’na mutlaka katılacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Yönetimin ilgisi nasıl takıma?

- Yönetimin hep pozitif ve güven dolu davrandı. Zaten onlar yapması gerekeni yaptı ve iyi bir kadro kurdu. Artık top bizde.

Avni Aker’i dolu görmek ilk haftada senin de olduğun bir kadroya kısmet oldu. Nasıldı atmosfer?

- Kelimenin tam anlamıyla muhteşemdi ortam. Trabzonspor taraftarı pozitif olduğunda takımı için çok şey demek. Hepimiz Ankaraspor maçında çok heyecanlandık. Tribündekilerin de galibiyeti bizim kadar istediğini görmek motivasyonumuzu katladı. Hep bu tabloyla karşılaşmak istiyorum.

Beşiktaş maçı var sırada… Rakip de iddialı ve formda. Neler söyleyeceksin?

- Ukalalık olarak alınmasın ama her maça aynı önemi veriyor, önümüzdeki maçı düşünüyoruz. Beşiktaş maçı camianın motivasyonu açısından ekstra önemli ama değeri diğer sınavlar gibi 3 puan. Tarihte çok örnekler var, derbileri kaybedip şampiyon olanlarla ilgili. Elbette ki, kaybetmek için sahaya çıkacak halimiz de yok. Evimizde kazanmak ve taraftara bir de böyle üst düzey galibiyet armağan etmek isteriz. Skor söylemek zor ama çok çekişmeli ve keyifli olacağı kesin. Rakibimizin de önemli kozları var bizim de formumuz ve moralimiz iyi. Seyircimiz sabretsin, sabırla desteklesin. Onların başını hep dik tutmak için çalışacağız.
Kaynak: Serhat Demirtaş, Fanatik

Admin tarafından

Yattara ve Cale İddialı

9 Ağustos, 2008 saat 15:17 yayınlandı

Yattara ve Cale İddalı!Yıllardır şampiyonluğa ulaşamamanın camiayı olumsuz etkilediğini söyleyen Yatara, “Trabzon lige bu sezon damgasını vuracaktır” dedi. Cale ise “Uyum sorunu çekmiştim ama şimdi her şey mükemmel” diye konuştu.

YARIŞIN İÇİNDEYİZ
Trabzonspor’un bu sezon hedeflediği yolda en büyük kozları olacak Yattara ve Cale Karadeniz’e özel açıklamalarda bulundu. Bordo-Mavili ekibin bu sezon güçlü bir şekilde geldiğini ifade eden başarılı ikili tüm kupalara da ambargo koyacaklarını söylediler. Trabzonspor’un her kulvarda hedefe ulaşma adına sonuna kadar yarışın içinde olacağını sonunda da o büyük coşkuları yaşayacaklarını dile getirdiler.

TAHAMMÜL KALMADI
Özellikle Almanya kampındaki hazırlık maçlarında yeteneklerini ön plana çıkararak taraflı tarafsız herkesi kendisine hayran bıraktıran ve lige hazır olduğu mesajı veren Yattara, “Artık başarısızlığa tahammüllerinin kalmadığını ifade ederek, “Yıllardır boşa kürek çekilmesi camiamız ve taraftarlarımızı bıkkınlık noktasına getirdi. Biz bu olumsuz tablonun tersine çevirmek için önemli görevler üstlendik. Geçmişteki o büyük başarıların yakalanması adına bir kıvılcım çakıldı. Şimdi bunun alevlenme zamanı. Zirveye kadar durmak yok” dedi.

HAYALİM ŞAMPİYONLUK
Tüm kupalara talip olduklarını da vurgulayan Yattara, “Trabzonspor her zaman büyüktür. Bunu büyük hedeflere ulaşarak herkese bir kez daha kanıtlayacağız. Karadeniz fırtınası İstanbul saltanatını yıkıp yılların özlemine son verecektir. Benim futbol yaşantımda en büyük hayalim Trabzonspor’un şampiyonluk kupasını kaldırdığını görmek. Buda benim kollarımda olursa futbol hayatıma daha bir anlam katar. Çünkü bu camia ve taraftarlar her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyorum” dedi.

EN BÜYÜK ARMAMANI VERİRİZ
Takımda müthiş bir havanın oluştuğunu da vurgulayan Yattara, “Başarıya giden yolda en büyük unsur takım ruhunun yaratılmasıdır. Biz bir aile gibi olduk ve o olguyu içimizde sağladık. Herkesin tek gayesi var oda bu camiaya en büyük hediye olan şampiyonluğu armağan etmek. Böylesine kenetlenmiş bir kadronun başarıya ulaşamaması tam bir hayal kırıklığı olur. Biz buna izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

SAYGI GÖSTERMELİLER
Hırvat oyuncu Cale ise her yeni oyuncunun yaşayacağı uyum sorunu çektiğini ancak bunun fazla büyütülmesine şaşırdığını vurgulayarak, “Ben kendi kalitemi biliyorum. İnsanlar beni daha iyi tanıdığı zaman eleştirilerinin yersiz olduğunu görecekler. Ben işimin gereğini en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. İnsanların buna en azından saygı göstermelerini istiyorum. Cale’nin nasıl bir oyuncu olduğunu lig başladığı zaman görecekler. Açık söylemek gerekirse ligin başlamasını bende sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

AYNI DİLDEN KONUŞMALIYIZ
Yeni bir kadro oluştuğunu vurgulayan Cale, “Bir çok arkadaşız birbirleriyle ilk defa oynama fırsatı bulacak. Bu kadronun zamana ihtiyacı olduğu açıkça ortada. Fanatik taraftar grubuna sahibiz. Çok sıcak kanlılar. Bazen yolumu kesip şampiyonluk istiyorlar. Bundan doğal hiçbir şey olmaz. Çünkü ben onları iyi anlayabiliyorum. Bu nedenle başarıyı yakalamak için ikimizde aynı dilden konuşmamız gerekli. Onlar sabırla takımlarını destekleyecekler bizde gerekeni yapacağız. Çünkü böylesine kaliteli bir kadronun ulaşamayacağı hiçbir hedef olmaz. Abartısız söylüyorum bütün kupalara toplarız” dedi.
Kaynak: Karadeniz Gazetesi

Admin tarafından

Ersun Yanal: “Transfer Bitmez”

2 Ağustos, 2008 saat 22:39 yayınlandı

Yanal yaptığı açıklamada “Beklentisi olan camiamız adına onları sevindirecek, coşturacak bir sonuç aldık. Ama daha hazırlık dönemindeyiz, yeni bir takımız , oyuncularım maç boyunca disipline sadık kalarak oynamaya çalıştı, orta sahada daha etkin olabilirdik, ama dediğim gibi yeni bir takımız ve çalışmalarımız sürüyor eksikliklerimizi gidereceğiz” şeklinde konuştu.

Yanal, Futbolcularının kamptaki diyalog ve ilişkilerinden de memnun olduğunu söyleyerek “Yönetim kurulumuz ile birlikte Trabzonspor’a uzun yıllar hizmet verecek olan bu kadroyu oluştururken bu konularada çok dikkat ettik, futbolcuların oyuncu kimliklerinden başka karakter olarak birbiri ile uyum sağlayacak futbolcuları kadromuza dahil ettik” dedi.

Trabzonspor gibi idealleri olan bir takımda transferin hiçbir zaman bitmeyeceğini söyleyen Yanal “Transfer bitmez her zaman gidecek ve gelecek olan futbolcular olabilir, bunu zaman gösterecektir” şeklinde konuştu.

Yeni bir takım olduklarını ve büyük camianın taraftarlarının doğal olarak bir beklenti içerisinde olduklarını da ifade eden Yanal “Bu beklentiden doğan aşırı baskılar olursa takım bundan zarar görür” dedi.

Gökhan Ünal: ”İyi ki TS’ye geldim”
Maç sonu kendisine yöneltilen sorulara cevap veren Gökhan Ünal, yeni bir takım olduklarını ve henüz tam olarak hazır olmadıklarını da belirtti. Top oynamayı isteyen bir rakip karşısında mücadele verdiklerini ve galip ayrıldıklarını söyleyen Gökhan Ünal “ Bazı eksikliklerimiz var tam hazır değiliz, ama lig’e tüm eksikliklerimizi gidermiş ve hazır olarak başlayacağız” dedi.

Şu an kapasitesinin % 50-60 i ile oynadığını da ifade Eden Gökhan Ünal “Trabzonspor’da şampiyonluğu yaşamayı çok istiyorum, Trabzonspor’a onun için geldim. Trabzonspor’a geldiğim için mutluyum ve bir çok teklif varken ben buraya gelme kararı verdiğim için kendimle gurur duyuyorum” dedi.
Kaynak: Haber61

Admin tarafından

Cale: “Şampiyon Olmak İstiyoruz”

1 Ağustos, 2008 saat 13:50 yayınlandı

Cale ile RöportajYeni transfer Cale, Futbol Federasyonu’nun aylık resmi yayın organı Tam Saha dergisinin Ağustos sayısında yer alan röportajında, “Gördüğüm kadarıyla Trabzonspor bu sezon kurulan yeni ekip ve oldukça kuvvetli. Bu nedenle 24 yıllık büyük beklentiyi karşılayacağımızı düşünüyorum” dedi.

Bordo-mavili takımın uzun yıllardır şampiyon olamamasının üzerinde bir baskı oluşturmayacağını ifade eden Cale, eski takımı Dinamo Zagreb’den bu çeşit baskılara alışık olduğunu vurguladı.

Kariyerinin yükselişe geçeceğini düşündüğünü belirten Cale, şunları kaydetti: “Daha zorlu bir lige geldim ve zorluk derecesi daha yüksek maçlara çıkacağım. Bu da kendimi geliştirmem anlamında iyi bir fırsat. Bu aşamadan sonra, Hırvatistan Milli Takımı’na çağrılmak ve Trabzonspor’la şampiyonluk yaşamak öncelikli hedeflerim olacak.”

Saha içinde kendisini, “İlk görevinin savunma yapmak olduğunu bilen ama fırsat buldukça da ileri çıkan bir defansif sol kenar oyuncusu” olarak tanımlayan Hırvat futbolcu, “Teknik direktörümüz Ersun Yanal da bize verdiği taktiklerde rakibe ileride baskı yapmayı ön plana çıkartıyor. Bu da demektir ki beni ileride oldukça fazla görebileceksiniz” dedi.

VUGRİNEC’İ ARADIM
Cale, Trabzonspor’un teklifi kendisine ulaştığında ilk olarak bordo-mavili kulübün eski futbolcusu Vugrinec’e telefon etmek olduğunu söyledi.

Cale, şöyle devam etti: “Bana Trabzonspor’un büyük bir kulüp olduğunu ve şehirde futbola ilginin çok yüksek olduğunu söyledi. Zaten kariyerimde yeni bir sayfa açmak için gelmeye istekliydim ama onun sözleri de bana yol gösterdi. Bence artık yeni bir arenada kendimi gösterme zamanı gelmişti. Trabzonspor’un teklifi de öyle bir zamanda geldi. Şimdi burada kendimi kanıtlamak ve iyi bir performans sergilemek amacındayım. Dinamo Zagreb’den ayrılmak için çok uzun düşünmedim. Akıl danıştığım kişiler de oldu. Şimdi Türkiye’de ve yeni takımımda olmaktan çok mutluyum. Takım arkadaşlarım adaptasyon sürecimi kısaltmam için bana epeyce yardımcı oluyor.”

“TÜRKİYE MAÇINDAN SONRA AĞLAMAKLI OLDUM”
Hırvat futbolcu, 2008 Avrupa Şampiyonası’nda ülkesinin, Türkiye karşısında aldığı mağlubiyetten sonra ağlamaklı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Benim için berbat bir deneyim oldu. Maç bitiminde ağlamaklı oldum. Karşılaşmadan sonra takımın oteline gidip arkadaşlarımı teselli etmek istedim ama 5-10 dakikadan fazla dayanamadım. Çok kötü durumdaydılar. Başka bir yandan bakarsak da futbolu sevmemizin nedeni bu. Ne zaman ne olacağını bilemiyorsunuz. Milli takım için gerçekten üzüldüm. Çünkü eğer Türkiye’yi geçebilselerdi şampiyonluğa kadar gidebilirlerdi.”

Cale, Zinedine Zidane’a büyük bir hayranlığı olduğunu, Roberto Carlos ve Zambrotta’nın da beğendiği oyuncular arasında yer aldığını ifade etti. Hırvat futbolcu son olarak, en büyük hedefinin İspanya Ligi’nde ve Real Madrid’de oynamak olduğunu sözlerine ekledi.

Admin tarafından

Sadri Şener ile A’dan Z’ye

1 Temmuz, 2008 saat 15:02 yayınlandı

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, bordo – mavili renkler için her şeyi yapmaya hazır olduğunu ifade ederek, “Benim hayattan bir beklentim yok, herkesin ayağına basarım. Trabzonlular bu takıma sahip çıkmalı” dedi. Şener, yeni sezon öncesi takımın neler yapabileceğini de çok merak ettiğini söyledi.

“YÖNETİMİME FUTBOLU BİLEN ADAMLARI ALDIM”
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener yeni sezon öncesi Doğan Haber Ajansı’na önemli açıklamalarda bulundu. Şener, geçmişte görev yaptıkları dönemle şimdiki dönem arasında büyük farklılıklar olduğunu ifade ederek, “Göreve gelirken yönetimime bu işi bilen isimleri almaya çalıştım. Mevcut yönetimde Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu ve Genel Sayman Mahmut Aksu futbolu bilen adamlar.

Bu işi uzun yıllardır yapıyorlar. Bir transfer yapacağım zaman ilk onlara soruyorum ondan sonra hocayla görüşüyoruz. Ersun hocaya şu futbolcu nasıl diye sorduğumda o hemen laptopunu açıyor ve araştırıyor. Bu bize komik geliyor ancak Ersun hoca doğru olanı yapıyordur. Biz eskiden bir futbolcu alırken gider ailesi ile konuşur ve alırdık. Şimdi ise menajerlik sistemi geldi ve bir futbolcuyu almak için 3 – 4 menajer ile temas kuruyoruz. Borç ödeme tablosu önümüze geldiğinde 10 oraya, 10 buraya ödüyoruz. Bizim zamanımızda bu böyle değildi. Biz tümünü bir öderdik” diye konuştu.

“TAKIMA 96 RUHUNU İŞLETECEĞİZ”
Şener, kulüp olarak artık gündeme oturmalarının vaktinin geldiğini de belirterek, “Bunu yaparken Trabzonlu oyuncuları da sistemin içerisine koyacağız. Trabzonlu oyuncularla şampiyon olmak çok şık bir şey, ama olmuyorsa Trabzonspor’u aşağı çekemeyiz.

Yukarı da tutmak içinde transfer yapmamız gerekiyordu, yaptıkta. 96′daki kadroda Ünal, Abdullah, Ünal ve Orhan buralı değildi ama bu futbolcular hala kendilerini Trabzonlu olarak görüyor. Bu takımı da öyle yapmaya çalışıyoruz. O ruh yeniden canlanacak, bu futbolcuları da Trabzonlu olarak kabul etmemiz lazım” dedi.

“EKONOMİK ANLAMDA BÜYÜK RİSKLER ALDIK”
Yönetim olarak transferleri yaparken ekonomik anlamda büyük riskler aldıklarını da söyleyen Şener, şöyle konuştu:

“Bir risk aldım ve onu atlattım. Çünkü transfer yapıp risk alırsan millet kombine alır. Futbol böyle bir şey zaten. Kombine bilet patlamasını ve rakamları görünce 4 milyon Euro’ya yakın bir kar elde ediyoruz. Ben bunu hiç hesaba koymamıştım, ama neredeyse Gökhan Ünal’ın parasını buradan çıkarttık. İstanbul’da bir gece yaptık, oradan da yaklaşık 5 – 6 milyon dolara yakın bir para girdi kulübün kasasına. Bu sonucu gördüm onun için de mutluyum.

Herkes, ‘Bu duruma nasıl geldiniz diyor?’ Aslında çok fazla bir şey yapmadık. Sadece mevcut Trabzonspor’un dinamiklerini harekete geçirdik ve Trabzonspor’un gelirlerini çok sıkı bir takibe aldık. En ufak bir kiracı ile bile konuşuyorum. Bu konuda sevimsiz olduğumu da biliyorum. Ama bunu kendim için değil Trabzonspor için yapıyorum.”

“GELECEK SEZON AZ TRANSFER YAPACAĞIZ”
Şener, kulübün iki yıllık alacaklarının tümünü tahsil ettiklerini de ifade ederek, “Trabzonspor’un bir takım reklam girdileri, sponsorluk gelirleri vardı. Bende bir takım girişimlerle bulunarak hem bu senenin, hem de gelecek senenin gelirlerini peşin aldım. Bunlar çok ciddi rakamları oluşturuyor. Bizim yaptığımız transferler iki yıllık transferler. Biz gelecek sezon en fazla iki veya üç oyuncuyu kadroya katmayı düşünüyoruz.

Digitürk temliklerini kaldırdık ve buradan da oldukça yüksek bir miktar alacağız. Bizden önceki yönetimin Dijitürk’e koyduğu temlikler bitti. 9 milyon Digitürk’ten, kombineden 5 milyon, sponsorluk gelirlerinden 5 milyon ve 8 milyon 700 bin Euro da Gökdeniz’in satışından gelen geliri ortaya koyarsak toplam 27 milyon Euro ediyor. Bunları hesapladığınızda borcumuz kalmıyor. Geçmişe oranla ekonomik anlamda çok büyük bir yol aldık. Vergiye bir borcumuz vardı onu da taksitlendirdik. Yaptığımız transferlerde futbolcuların paralarının büyük bir bölümünü ödedik. Çünkü Trabzonspor’a gelmenin bir farkı olduğunu hissetsinler” diye konuştu.

“ERSEN MARTİN TRANSFERİ TEMEL FIKRASI OLMALI”
Kulübün 16 tane FİFA’lık davası bulunduğunu da söyleyen Şener: “Göreve başladığımız gün 16 tane dava bulduk kucağımızda. Bunlardan en ağırı Lange davasıydı. Eğer bunu kaybedersek, 2 milyon Euro zarar edebiliriz. 10 yıllık bir dava ve hala sürüyor.

Aslında komik davalarda var. Mesela Ersen Martin’i verdik parasını alamıyoruz. Temel fıkralarına mutlaka bu yazılmalı. Adam bizden gitti, çek alacağı varmış, bizi de mahkemeye verdi, oradan da parasını aldı. Bunu doktora tezi olarak izah edersiniz. Ben bir futbolcu sattım adam oradan parasını aldı, ben alamadım bunu araştırın. Onun dışında Misse Misse davasını kazandık, Musampa ve Zafer davaları ise devam ediyor” şeklinde konuştu.

“HAYATTAN BEKLENTİM YOK, HERKESİN AYAĞINA BASARIM”
Şener, transferde yüzde 20 hata yapma şansları olduğunu da belirterek, “Eğer yüzde 20 hata yaparsak, bu takım tam yerine oturur. Kombine biletler coşkulu gidiyor ama 19.500 üyemiz var ve kombine satışı 8 binde. Bu üyelerden 4 binini seçim için yapılmış üye sayarsak geri kalanları niye kombine almıyor. Üyeler sakın kombinelerin ekonomik tarafından bahsetmesin, çünkü kale arkası 100 YTL, Maraton 300 YTL.

Aslında Trabzon küçük bir yer ve ekonomisi de küçük. Trabzonspor, Trabzon’un ilk 10 ekonomisi içerisinde yer alıyor. Ama bu 9 diğer büyük ekonomi, Trabzonspor’a yardım yapmıyor. Onlardan yardımda istemiyoruz, reklam versinler, özel VIP kombinelerden alsınlar. Benim yaşamdan hiçbir beklentim yok, hepsinin ayağına basarım. Buraya gelecekler ve benden randevu alacaklar ve görüşeceğiz. Sadri bey, bize bir şey yapamaz demesinler, yaparım. Trabzon halkının desteği ile yaparım.

Gelsinler burada VIP’ten yer alıp maç seyretsinler. Barcelona 120 bin kombine satıyor, senenin başında. Ama biz Barcelona ile yarışmıyoruz, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş ile yarışıyoruz. Ama Fenerbahçe’nin kombine rakamı 24 binde şu anda, Galatasaray en son kombine satışından 20 Milyon YTL kazanmıştı. Biz ise minnet ricalarla gidiyoruz. Gariban taraftarıma bir şey demiyorum, ama üyelerin ben demeden kombine alması gerekiyor” dedi.

“KULÜP ARTIK AHMET’İN, MEHMET’İN PARASIYLA YÖNETİLMİYOR”
Trabzonspor’un artık Ahmet’in, Mehmet’in parasıyla yürümekten çıktığını da söyleyen Şener, “Tüzüğe bir madde koydurdum ve kaldırılmasını da yasaklıyorum. Hatta eleştirilmesini de yasaklıyorum. ‘Kulüpte yöneticilik ve başkanlık yapanlar, alacakları varsa ve bunları tahsil etmek için kulübü eğer icraya verirseler veya temlik koydurursalar üyelikleri otomatikmen düşer.’

Bu maddeyi hem de disiplin maddesine ve kulübe zarar verilmesi maddesine koyduruyorum. Kulüp icraya verilmez, kimsenin böyle bir hakkı yoktur. Alacağı olan bir mektup yazar, ‘Kulüpten alacağım var der, bunu da kanıtlarsa’ bu uygun bir zamanda ödenir. Zaten buralar artık Ahmet’in, Mehmet’in parasıyla yapılmaktan çıktı. Bunu kimse düşünmesin. Burada başarılı olmak kulübün kendi gelirlerini yani kira gelirlerini artırmaktan geçer” diye konuştu.

“15 YIL ÖNCE İLK OTOBÜSÜ BEN ALMIŞTIM, ŞİMDİ OTOBÜSÜ YİNE BEN YENİLEDİM”
Şener, kulübün forma satış gelirlerini de artırdıklarını ifade ederek, “Biz göreve geldiğimizde ticari ürünlerde satışımız 2 bin 500 YTL civarındaydı, şu anda ise 25 bin YTL civarında. Bu satışları daha da artıracağız ama Fenerbahçe’nin forma satış geliri 60 Milyon YTL civarında. Şimdi bizden bununla yarışmamız isteniyor. Yarışıyoruz ama taraftarlarımızın da takıma sahip çıkması gerekiyor. Kendi özel gayretlerimle Garanti Bankası’na bir otobüs aldırdık. 15 yıl önce görevdeyken ilk otobüsü ben almıştım, şimdi 15 yıl sonra yine geldim ve otobüsü ben aldım” dedi.

Eleştiriye açık bir insan olduğunu söyleyen Şener: “Muhalefete eleştiri sınırları içerisinde kalmak kaydıyla dayanırım. Tüm eleştirilere saygım var. Eleştiri ve muhalefetten kimse hoşlanmaz ama hakaret seviyesine varılmadığı sürece ben eleştiriye açık bir insanım. Muhalefet mutlaka olmalı” diye konuştu.

“TAKIMIN NELER YAPACAĞINI MERAK EDİYORUM”
Şener, yeni sezon öncesi kurdukları takıma bakarak büyük bir heyecan yaşadığını da ifade ederek, “Bu sene bende çok heyecanlıyım ve takımın neler yapacağını merak ediyorum. Hocamız da çok heyecanlı ve oda merak ediyor. Benim çok aceleci bir yapım var. Ama bunun çok faydasını gördüm. Ankara’da Gökhan Ünal’ı transfer ederken, hemen imzayı attım ki, kimse beni caydırmasın diye. İyi ki de imzalamışım.

Çünkü iyi bir kadro kurduk ve iyi transferler yaptık. Baya ciddi bir kadromuz var. Elimizde kalan futbolculara kulüp bulmakta güçlük çekiyoruz, bu bizi üzüyor. Bu futbolcularımızın kalbini kırmadan gönderirsek mutlu olacağız. Ayrıca bizim için Almanya kampı çok önemli. İhsan Alioğlu başkanlığında güzel bir kamp geçireceğimizi düşünüyoruz. Çok genç bir yönetimimiz var ve onlar bizim açıklarımızı kapatıyorlar. İnşallah başarı gelecektir” dedi.